Size bir hikâye anlatayım. Yaşanmış, güzel bir hikâye. Zamanın birinde bir delikanlı, güzel bir kıza gönlünü kaptırır, ona aşık olur. Lâkin ne yaparsa yapsın, kızın ilgisini bir türlü çekemez, kız delikanlıyı hep reddeder. Delikanlı; ne yapsam, ne etsem, diye düşünürken sıkıntısının giderilmesi için bir zatın yanına gider. Durumu anlatır, “ne yaptıysam yaranamadım, bana bir çare söyleyin de sevdiğime kavuşayım” der. O zat der ki; “Madem bu kadar kavuşmak istiyorsun, odana çekil, durmadan sevdiğinin ismini söyle. Böyle yaparsan kavuşursun.” Genç bunu uygulamaya koyar. Çekilir odasına, başlar sevdiğinin ismini zikretmeye. Ve beklenen olur, genç kız birkaç gün sonra bu delikanlının kapısını çalar, “seni kabul ediyorum” der. Delikanlı bu olayı görünce; “Hayır, artık ben istemiyorum, git” der. Ve kendi kendine şu cümleler dökülür ağzından: “Madem sevdiğimin ismini söyleyince ona kavuşabiliyorum, fani bir insanın yerine Rabbimin ismini söyler, O’na kavuşurum…”
Bu yazı toplamda 51 kez okundu.

Comments