Konuşma Dili

Bugün uzun zamandır apartman komşum olan bir arkadaşımın yazdığı bir metni paylayaşacağım sizinle. Okumanız dileğiyle. Umarım beğenirsiniz.

Kapatabildiğin kadar kapat gözlerini, düşün içini tamamla. Ama her şeyi söyle, itiraf et.. Unutma ki söylenilemeyenlerdir yarım kalışlarımız, söylenilemeyendir yok oluşlarımız. Bakabildiğin kadar uzağa bak, göremediğini düşün, düşün ki var ol, ol ki yok olma… Söylediğin kadar adamsın, düştüğün kadar insansın ve en önemlisi dizindeki yara izleri kadar olgunsun. Olgunsun bakabildiğin kadar, görebildiğin kadar güçlüsün… Unutma bir bedeni ruh tanımlar, bir ruhu tek bir beden tamamlar. Özgür kıl ruhunu, özgür kıl benliğini ki yaşayasın.. ki ölülere bir restin olsun… Yürü.. Dosdoğru, dimdik engellere lütfen takıl.. takıl ki anla hayatı, takıl ki kan kaybet.. Kaybettiklerindir seni değerli kılan, değerli kıldıklarındır kaybetmeyeceklerin olan. Zamanın kumlarını boşa değil, beynine akıt, çünkü her şey kafanda gerçektir, çünkü her şey hayaldir.. Hayal bir köprüdür, gerçekle olmayan dışında, kullan onu, kullanabildiğin kadar gerçeksin, gerçek olduğun kadar yapaylıktan uzak… Ve inan, inan ona, göktekine, yerdekine, yüreğindekine… İnanmayan insan bacakların olmadan yürümeye benzer, aksine sen inan, inan ki koşabilesin… Koş nefesin yettiği kadar, yüreğin konuştuğu kadar, uzağı görebildiğin kadar.. Elinden geleni yap, olmassa eğer, olmayan adalettir.. Olmayan, seni doğru yoldan vazgeçirmeye çalışan engellerdir… Ve bazen olmamak olmaktan çok daha iyidir…

Osman Şimşit

You may also like...

Bir Cevap Yazın