Skip to content

Archive

Category: Biyografi

Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Ahmet Şimşirgil Hoca, çok sevdiğim, kıymet verdiğim ve programlarını zevkle dinlediğim bir tarihçidir. TGRT FM’de her Perşembe akşamı 19:50′de yayınlanan Tarih ve İnsan programı gerçekten muhteşem. Ahmet Hoca’nın programlarını TGRT FM’in web sayfasından arşiv bölümüne girerek tarih tarih indirebilirsiniz.

Ahmet Hocamızın yenilenen sitesi çok hoş olmuş. www.ahmetsimsirgil.com Eski siteye göre göze çok daha hoş gelen bir yapı tasarım kullanılmış. Mavi renk de gözlerimizi açıyor ve sitede daha rahat gezebiliyoruz. Sayfalar “html” formatında hazırlanmış. Üst menüde Ahmet Şimşirgil’in hayatı, yazdığı eserler hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Sağ menüde Ahmet Hoca’nın son makaleleri ile Harem ile ilgili yazılar yer alıyor. Sol menüde ise Osmanlı Sultanları’ndan birkaçının yer aldığı bilgi bölümü ile eserlerinin resimleri bulunuyor.

Siteye değinmişken Sayın Ahmet Hocamızın TGRT FM’deki Tarih ve İnsan programıyla ilgili de bir tanıtım yapalım:

Tarih milletlerin hafızasıdır. İnsanlar için bir ibretler hazinesidir. Bu tanımdan hareketle program tarihi bir nostalji olmaktan ve sadece geçmişe yolculuk yapmaktan çıkarıp ondan dinleyicisine azami istifadeyi vermeyi gaye ediniyor.

Tarihini öğrenen geçmişini tanır. Geçmişini tanıyan kendini bilir. Tarih ve İnsan kişinin kendisini tanımasına ve bilmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Tarih ve İnsan devletleri, idarecileri, kültürü, medeniyeti, sosyal, siyasi ve dini hayatı en güzel örnekleri ile tanıtıyor.

Bir taraftan dinleyicilerin meraklarını gideriyor bir taraftan suallerine en doğru en ilmi ve en doyurucu cevaplar veriyor.

İlmi tarihçiliği zevk veren canlı bir üslupla sunuyor.

Tarih ve İnsan Perşembe  günleri saat  19:50′de TGRT FM’de…

Ahmet Şimşirgil'in web sayfasına http://www.ahmetsimsirgil.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 26 kez okundu.

Tarih 5 Şubat 2011. Yaklaşık 2-3 aydır görüşemediğim hayatımdaki en önemli şahsiyetlerden birisi olan Cem Hocam ile Üsküdar’da buluşuyor ve güzel bir gün geçiriyoruz. Hocam zaten Tarih Öğretmeni olduğu için kitaplara ve tarihe meraklı, ben de O’nun yanında dura dura kapmışım birşeyler. Dayanamıyoruz ve giriyoruz NT Mağazası’na. Güzelce dolandıktan sonra ben F1 2010 Yıllığı’nı görüyorum ve kaçırmıyorum, alıyorum kendi paramla. Çıkmadan evvel Yavuz Bahadıroğlu’nun kaleminden çıkan Kanuni Sultan Süleyman eserini görüyoruz. – Mâlumdur ki Muhteşem Yüzyıl adlı dizi sebebiyle en çok satan eserler arasına giren bir kitap bu – Cem Hocam bu kitabı okuyup okumadığımı soruyor, ben de okumadım cevabını verince gidiyor kasaya ve bir tane alarak bana hediye ediyor ve ekliyor; Sen bana 2 kitap (Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve İngiliz Casusunun İtirafları) getirdin madem hediye olarak, bu da benden sana hediye olsun. Böyle güzel bir hediyeyi çok sevdiğim bir hocamdan almak benim için apayrı bir mutluluk oluyor tabi ki.

Bu kitap bana hediye edildiği gün köşesine tarihiyle beraber not ediyorum Cem Hocam’ın hediyesidir diye. Anlamı büyük benim için. Neyse. Gelelim kitaba. Okuduğum 1-2 kitap olduğu için hemen başlayamamıştım bu kitaba ama yaklaşık 2 hafta sonra okumaya başladım. Muhteşem Yüzyıl adını verdikleri dizi söz konusu olunca insan doğrusunu öğrenmek için bir başka okuyor tabi ki.

Kitaptan bazı alıntılar;

“Şehzade Süleyman, çocukluğunda tüm şehzadelerin olduğu gibi çok iyi bir eğitim alıyordu. Fennî bilimlerin yanında dini ilimlerde de çok iyi ustalar – alimler – tarafından yetiştiriliyordu. Manisa Sancakbeyliği’nde bulunurken halkla içiçe yaşıyor, namazlarını halkın arasında cemaatle kılıyor, sıkıntılarıyla yakından ilgilenip onlar için elinden geleni yapıyordu. Gençken tanıştığı Pargalı İbrahim ise geleceğin Maktul -veya Makbul ikisi de belirtiliyor kaynaklarda- İbrahim Paşa olacaktı.”

continue reading…

Bu yazı toplamda 64 kez okundu.

31 Aralık tarihi, büyük dava adamı, büyük mütefekkir Seyyid Ahmed Arvasi’nin vefat yıldönümü. Bu vesileyle rahmetli Arvasi Bey’i kısa da olsa yâd etmek istedim.

Ahmed Arvasi 15 Şubat 1932 senesinde Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde doğmuştur. 31 Aralık 1988 tarihinde ise İstanbul’un Erenköy ilçesindeki evinde saat 11:00 sularında daktilosu başında ebedi hayata intikâl etmiştir.

Seyyid Ahmed Arvasi Bey, kökeni hakkında şunları söyler:

“Ailem “Arvasî” adı ile bilinir. 650 yıldan beri Anadolu’da yaşar. Orhan Gazi ile tanışan ceddim Hacı Kasım-ı Bağdadi adında bir zattır. Onun oğullarından biri Van Gölü’nün güneyine (Arvas Köyüne) yerleşmiştir. Biz ondan türemiş ve çoğalmışız…”

Ailenin altı çocuğundan birincisi olan S.Ahmed Arvasî, ilköğretime Van’da başlayıp Doğubayazıt’ta tamamlamladı. Ortaokulu Erzurum’da okudu ve sonrasında Erzurum Erkek Öğretmen Okulu’nu bitirdi. 1952 yılında Konya’nın Doğanbeyli nahiyesinde ilkokul öğretmeni olarak göreve başlayan Arvasi, yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü – Pedagoji Bölümü’ne başladı ve buradan da 1958 yılında mezun oldu. Balıkesir, Bursa ve İstanbul’daki eğitim enstitülerinde hocalık yaptı. 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nden 24 arkadaşıyla birlikte siyasî amaçlar için sürgün edilen Arvasî, 1979 yılında emekli olmak zorunda kaldı.

continue reading…

Bu yazı toplamda 30 kez okundu.

Bugün rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’in vefatının 27. yıldönümü. 25 Mayıs 1983 yılında hayata gözlerini yumdu Mübarek. Edebiyatımıza nice eserler kazandırdı, nice şiirler yazdı. Bizlere rehber oldu adeta. Kendisini ne kadar çok özlüyoruz, ne kadar çok arıyoruz. Şu anda kendisi hayatta olmasa bile kitapları bizleri aydınlatmaya, bizleri hayrete düşürmeye devam ediyor. Böyle bir şahsiyet ile keşke aynı zamanda yaşama imkânımız olsaydı. Keşke O’nun yanında bir kez olsun bulunabilseydik veya toplantılarını canlı canlı dinleyebilseydik. Olmadı ama. Kaderde yokmuş, elden ne gelir. En azından O’nları doğru bir şekilde tanıdık, O’nların yolundan gitmeye çaba sarfediyoruz.

Bu günde Üstad Necip Fazıl’ı rahmetle anıyoruz…

Şimdi Necip Fazıl ile ilgili bir kaç anektod nakledelim:

continue reading…

Bu yazı toplamda 34 kez okundu.

Dün evimdeki kitaplıktan Seyyid Ahmed Arvasi’nin “Hasbihal 1″ kitabını aldım ve başından 5 – 6 sayfa okudum. İlgimi çekti. Kitabı görünce Merhum Arvasi Bey’in biyografisini de burada yayınlamak aklıma geldi. Ruhu şad, mekanı Cennet olsun…

1932 yılında dünyaya geldi. Ailece Van’ın Müküs (Bahçesaray) kasabasına bağlı Arvas (Doğanyayla) köyündendir. Mühitlerinde bu köyün adına izafeten ‘Arvasiler’ olarak tanınırlar. Soyadı kanunu çıktıktan sonra köylerinin adı soyadları oldu. Babası Anadolu’da yetişen büyük velilerden Seyyid Abdülhakim Arvasi’dir.

Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabı yazarı Hüseyin Hilmi Işık ile büyük şairlerimizden Necip Fazıl’ın hocaları Abdülhakim Arvasi hazretleri ise bir başkasıdır.

continue reading…

Bu yazı toplamda 2 kez okundu.