Cuma akşamı aniden memleketimiz Safranbolu’ya gitme kararına vardık ve Cumartesi sabahı erkenden yola çıktık. Yolculuk rahattıı, bir sıkıntı yaşamadık. Yaklaşık 5 saatte Karabük’e vardık. Tam “sıkıntısız bir şekilde vardık çok şükür” derken köye 1 km kala araba arıza yaptı, hafif rampada yolda kaldık. (Allah’dan köye 1 km kala sorun yaşadık, daha kötüsü de olabilirdi.) Arabayı kenara çektik ve köye çıktık. Arabadaki sorun, sonradan çözüldü.
İlk gün genel olarak yol yorgunluğunu üzerimizden attık, diyebilirim.
2. gün Hıdırellez vardı. Köy halkına ikramlar yapıldı. Kuran-ı Kerim okundu, namazlar kılındı vs. Gayet güzel oldu (bir iki şey dışında). Hıdırellez’den dönerken, babam bana araba ile dur-kalk talimi yaptırdı. Zorlanırım diyordum ama gayet kolay geldi, ilk kez direksiyon başına geçmeme rağmen hemen adapte oldum.
3. gün kuzenlerimle beraber köyü gezdik, kayabaşına çıktık. Köyü ayaklarımızın altına aldık ve bol bol resim çektik. Ayrıca arka bahçedeki tarlaya sebze fideleri diktik. Salatalık, domates, biber vs. Ardından bir de mangal keyfi yaptık ki demeyin keyfimize…
Akşam olunca da dayımları İstanbul’a uğurladık.
4. gün de Safranbolu’ya alışverişe + gezmeye gittik. Köyden ana caddeye inene kadar olan 6 km’lik yolu arabayla ben indim. Ailemin de dediklerine bakılırsa, ilk sürüşlerime rağmen gayet iyiymişim. 
Köyümüzle Safranbolu arası yaklaşık 25 km. 15-20 dk. sonra Safranbolu’ya vardık. Geçtiğimiz günlerde yanan Hatice Hanım Konağı’nın önünden geçtik. Çok kötü olmuş gerçekten. Bir tarihi eser daha “tarih” olmuş. Neyse. Meşhur İmren Lokumcusu’ndan birer dondurma yedik. Safranbolu’da iyi bir dondurma yemek istiyorsanız, mutlaka buradan yemelisiniz derim ben. Köprülü Mehmed Paşa Camii’nde namazlarımızı kıldık. 1661-1662 yıllarında Köprülü Mehmed Paşa tarafından yontma taş kullanılarak yapılmış bir cami. Bahçesinde de orjinal bir güneş saati var.

Köprülü Mehmed Paşa Cami

Güneş Saati
continue reading…
Bu yazı toplamda 24 kez okundu.