Ağlasa âşık belâ-yı hecr ile nâlân olup
Gözlerinden akan anun yaş yerine kan olup
(Aşık dediğin ayrılık ateşiyle ağlamalıdır, o derece ki gözlerinden yaş yerine kan akması gerekir.)
Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti
Geh belâ vadisini geşt eylese üryân olup
(Aşık ya cefa dağının tozlarıyla giyinmelidir, ya da çölde giyinmeden dolaşmalıdır. İlk mısrada Ferhat’ın, ikinci mısrada ise Mecnun’un resmini çiziyor Fatih Sultan Mehmed)
Her ne denlü cevrler görse vefalar eylese
Her ne denlü gülseler hâline ol giryân olup
(Her ne kadar eziyet görse, istırab görse, herkes ona alay ederek gülse de aşığın vefası artmalı, aşık sadakattan ayrılmamalıdır.)
Râz-ı aşkı aşikâr etmeğe takat bulmasa
Sinesinde nâvek-i dil-dûzlar pinhân olup
(Aşkın sırrını açık etmek ayıbtır, zaten aşık da bunu yapmak istemez ama buna gücü yetmese bile sinesine yediği oklar sebebiyle rahat nefes alıp onu da yapamamalı, istese de o sırrı verememeli.)
Dilberinden rahme er olmazsa ol dil hastaya
Kimseler derdine derman edemez imkan olup
(Eğer sevgilisinden bir lütfa kavuşmazsa onu hiçbir ilaç iyi edemez.)
Gam beyabanına her gün eylese seyr ü sefer
Her gece mihnet- serâ-yı firkate mihmân olup
(Aşığın hem gecesi hem gündüzü eziyet olursa kayda değer olur.)
Verseler mülki cihanın tac-u taht-ı devletun
Avnî köyün terkin etmez başına sultan olup
(Dünyanın tacını, tahtını, saltanatını tamamını bana verseler ey sevgili, senin köyünün çevresini terk edip de o tacı başıma alıp bahtiyarlık taslamam.)
Bu yazı toplamda 214 kez okundu.

Divan Edebiyatı’na merakım az da olsa vardı. Ancak son zamanlarda bazı arkadaşlarımın sayesinde bu alana daha çok vakit ayırmaya başladım. Ve okudukça da Divan Edebiyatı’nın nasıl mükemmel bir alan olduğunu daha iyi anladım. Hâla da okumaya devam ediyorum. İşte Divan Edebiyatı’na olan merakımdan dolayı okuduğum kitaplardan birisi de İskender Pala’nın, Fuzûlî’nin eşsiz eserini konu alan Su Kasidesi’ydi. Bu kitâbı, 13 Kasım tarihinde gittiğimiz TÜYAP Kitap Fuarı’ndan almıştım. TÜYAP’ın da muhteşem bir ortamı olduğunu söylemek isterim.
