2 gün evvel ecdadımızın güzel sözlerini, manalı beyitlerini insanlara ulaştırabilmek, bu konuda bir katkıda bulunmak amacıyla Twitter’da Divan Edebiyatı isimli bir hesap açtık. 2 günde 25 takipçi elde ettik çok şükür. Sizleri de hesabımıza bekliyoruz.
(Aşık ya cefa dağının tozlarıyla giyinmelidir, ya da çölde giyinmeden dolaşmalıdır. İlk mısrada Ferhat’ın, ikinci mısrada ise Mecnun’un resmini çiziyor Fatih Sultan Mehmed)
Her ne denlü cevrler görse vefalar eylese Her ne denlü gülseler hâline ol giryân olup
(Her ne kadar eziyet görse, istırab görse, herkes ona alay ederek gülse de aşığın vefası artmalı, aşık sadakattan ayrılmamalıdır.)
(Aşkın sırrını açık etmek ayıbtır, zaten aşık da bunu yapmak istemez ama buna gücü yetmese bile sinesine yediği oklar sebebiyle rahat nefes alıp onu da yapamamalı, istese de o sırrı verememeli.)
Dilberinden rahme er olmazsa ol dil hastaya Kimseler derdine derman edemez imkan olup
(Eğer sevgilisinden bir lütfa kavuşmazsa onu hiçbir ilaç iyi edemez.)
Gam beyabanına her gün eylese seyr ü sefer Her gece mihnet- serâ-yı firkate mihmân olup
(Aşığın hem gecesi hem gündüzü eziyet olursa kayda değer olur.)
Verseler mülki cihanın tac-u taht-ı devletun Avnî köyün terkin etmez başına sultan olup
(Dünyanın tacını, tahtını, saltanatını tamamını bana verseler ey sevgili, senin köyünün çevresini terk edip de o tacı başıma alıp bahtiyarlık taslamam.)
HAYATİ İNANÇ HOCAMIZIN KONUK OLDUĞU VE BU GAZELİ AÇIKLADIĞI “YENİ BİRŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM” ADLI PROGRAMI AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ…
Divan Edebiyatı’na merakım az da olsa vardı. Ancak son zamanlarda bazı arkadaşlarımın sayesinde bu alana daha çok vakit ayırmaya başladım. Ve okudukça da Divan Edebiyatı’nın nasıl mükemmel bir alan olduğunu daha iyi anladım. Hâla da okumaya devam ediyorum. İşte Divan Edebiyatı’na olan merakımdan dolayı okuduğum kitaplardan birisi de İskender Pala’nın, Fuzûlî’nin eşsiz eserini konu alan Su Kasidesi’ydi. Bu kitâbı, 13 Kasım tarihinde gittiğimiz TÜYAP Kitap Fuarı’ndan almıştım. TÜYAP’ın da muhteşem bir ortamı olduğunu söylemek isterim.
Efendim bilmeyenler için söyleyelim. Su Kasidesi, Fuzûlî’nin Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam’ı “sallallahü aleyhi ve sellem” övmek amaçlı yazdığı bir şiirdir. Bu tür şiirlere edebiyatta naat deniyor efendim. Her beytin sonu “su” kelimesi ile bittiği için Su Kasidesi adıyla meşhur olmuş bir şiirdir.
Efendim, müsadenizle kitabın değerlerlendirmesine geçmek istiyorum şimdi de. Su Kasidesi muhteşem bir eser. Fuzûlî o kadar güzel ifadeler kullanmış ki hayran olmamak elde değil. Tabi bu naat’ın mükemmelliği kitaba da aksetmiş, yansımış. İskender Pala da beyitleri açıklarken o kadar güzel anlatmış ki, hayran olmamak elde değil. Bir beyitten farklı farklı anlamlar çıkabiliyor.
Bildiğiniz üzere Google+, değişikliklerine bir yenisini daha ekledi ve sayfa özelliğini kullanıcılarına sundu. Biz de bu yeni özellikten faydalanarak sizlere Divan Edebiyatı’ndan birbirinden güzel beyitleri ulaştırabileceğimiz bir sayfa açmak istedik ve “Divan Edebiyatı” ismi ile yeni bir sayfa kurduk. Mümkün oldukça Fuzûlî, Bâkî, Nef’î, Nâbi, Şeyhülislam Yahyâ gibi isimlerden derlediğimiz beyitleri sayfamızda paylaşacağız inşallah.
Google+ kullanan takipçilerimizi, bu güzide sayfamıza bekliyoruz.