Tag Archives: Divan Edebiyatı

Divan Edebiyatı hesabıyla Twitter’dayız…

2 gün evvel ecdadımızın güzel sözlerini, manalı beyitlerini insanlara ulaştırabilmek, bu konuda bir katkıda bulunmak amacıyla Twitter’da Divan Edebiyatı isimli bir hesap açtık. 2 günde 25 takipçi elde ettik çok şükür. Sizleri de hesabımıza bekliyoruz. Takip etmek için — https://twitter.com/divanedebiyati

Fatih Sultan Mehmed’in (Avnî) muhteşem gazelinin açıklaması

Ağlasa âşık belâ-yı hecr ile nâlân olup Gözlerinden akan anun yaş yerine kan olup (Aşık dediğin ayrılık ateşiyle ağlamalıdır, o derece ki gözlerinden yaş yerine kan akması gerekir.) Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti Geh belâ vadisini geşt eylese üryân olup (Aşık ya cefa dağının tozlarıyla giyinmelidir, ya da çölde giyinmeden dolaşmalıdır. İlk mısrada Ferhat’ın,… Read More »

Su Kadisesi

Divan Edebiyatı’na merakım az da olsa vardı. Ancak son zamanlarda bazı arkadaşlarımın sayesinde bu alana daha çok vakit ayırmaya başladım. Ve okudukça da Divan Edebiyatı’nın nasıl mükemmel bir alan olduğunu daha iyi anladım. Hâla da okumaya devam ediyorum. İşte Divan Edebiyatı’na olan merakımdan dolayı okuduğum kitaplardan birisi de İskender Pala’nın, Fuzûlî’nin eşsiz eserini konu alan… Read More »

Ağlasa âşık belâ-yı hecr ile nâlân olup

Ağlasa âşık belâ-yı hecr ile nâlân olup Gözlerinden akan anun yaş yerine kan olup Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti Geh belâ vadisini geşt eylese üryân olup Her ne denlü cevrler görse vefalar eylese Her ne denlü gülseler hâline ol giryân olup Râz-ı aşkı aşikâr etmeğe takat bulmasa Sinesinde nâvek-i dil-dûzlar pinhân olup Dilberinden rahme… Read More »

Google+’da “Divan Edebiyatı” sayfamızı açtık

Bildiğiniz üzere Google+, değişikliklerine bir yenisini daha ekledi ve sayfa özelliğini kullanıcılarına sundu. Biz de bu yeni özellikten faydalanarak sizlere Divan Edebiyatı’ndan birbirinden güzel beyitleri ulaştırabileceğimiz bir sayfa açmak istedik ve “Divan Edebiyatı” ismi ile yeni bir sayfa kurduk. Mümkün oldukça Fuzûlî, Bâkî, Nef’î, Nâbi, Şeyhülislam Yahyâ gibi isimlerden derlediğimiz beyitleri sayfamızda paylaşacağız inşallah. Google+… Read More »

Beyit Bahçesi – 3

Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı câvidân Zinde-i câvîd ana derler ki kurbândur sana Fuzûlî Sana canını vermeyen ebedî hayata erişemez. Ebedî hayata erişen ona derler ki sana kurbândır. Sinemde aşkını tutalım etmişim nihân Amma ki kande saklayalım âh-ı hasreti Nedîm Farzedelim ki aşkını kalbimde saklamış herkesten gizlemişim. Peki ya hasret ahlarını nerede(nasıl) saklayalım?… Erbab-ı kemali… Read More »

Aşka kâbil dil mi yok şehr içre yâ dilber mi yok

Aşka kâbil dil mi yok şehr içre yâ dilber mi yok Mest yok meclisde bilmem mey mi yok sâgar mı yok Gonca-i dil açılıp hâtır nice şâd olmaya Bâğda güller mi yok gülşende bülbüller mi yok Görmeziz bir dil ki tûtî gibi güftâr eyleye Söyledir mi yok cihânda bilmezin söyler mi yok Sengden dil kem… Read More »

Beyit Bahçesi – 2

Hemîşe merdüm-i çeşmim izâr-ı yâre bakar, Gözüm o pencereden sahn-ı lâlezâra bakar Şeyhülislam Yahyâ Gözbebeklerim her dem yarin yanaklarına bakar. Ben sanırım ki, gözlerim lale bahçesine bakıyor. Bu âlem-i fânîde ne mîr ü ne gedâyuz A’lâlara a’lâlanuruz pest ile pestüz Bağdad’lı Rûhî Bu fani dünyada ne makam ve rütbe sahibi, ne de çaresiz düşkün biriyiz. Yüksek… Read More »